göz belertmek
Tom motosikletine binerken daima gözlük takar. Tom always wears goggles when he rides his motorcycle. Göz açıp kapayıncaya kadar.
Göz kelimesinin ingilizce karşılıkları ise aşağıdaki gibidir.
Göz belertmek. Karşılaşılan bir kimseyi önceden kısa bir süre görmüş olmaktan doğan tanıma. Ki eminim çevre sokaklarda sesimin yettiği yere kadarki alan içerisinde bulunan insanları. 36223663 olur da anne olursam oğluma sık sık yapacak olduğum şey. Göz göz çukurunda bulunan iri bir bilye büyüklüğünde görmeyi sağlayan küremsi bir organdır.
Göz ışığı geçirmeye ve kırmaya elverişli üç tabakanın birleşmesinden oluşmuştur. Türkiye türkçesi ağızları sözlüğü. Bu sayfada göz belertmek nedir göz belertmek ne demek göz belertmek ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca göz belertmek anlamı tanımı açılımı göz belertmek hakkında bilgiler resimleri göz belertmek sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz. Güzelliği hemen dikkati çeken alımlı.
Türkiye türkçesi ağızları sözlüğü. Yoğun ve sıkı işleri yüzünden başka bir işle ilgilenmeye vakit ve fırsat bulamamak. üzerinde birçok göz delik bulunan. Tom always wears goggles when he swims.
Göz hakkında detaylı bilgi. Gözleri lüzumundan fazla açıp hareketsiz hale getirmek. Göz boncuğu blue bead worn to avert the evil eye. Ha bir de terlik fırlatmak.
Gözlerini belertmek to open one s eyes wide in astonishment or anger. Gözlükler gözünüzü tozdan korurlar. Tom her zaman yüzerken gözlük takar. Başka bir iş yapmasına vakit ve fırsat vermemek.
Hiddetle ya da korkutmak için gözlerinin akını göstererek bakmak. Definition of goggle in english turkish dictionary i fırlama göz f fırlamak göz şaşı fırlama göz belertmek fırlamak göz gözlük. Hayretle bakmak koruma gözlüğü. The goggles protect your eyes from dust.
Hem kabahatlisin hem de göz belertiyorsun. Bir isteği olumsuz karşılamak. Başka bir iş yapmasına vakit ve fırsat vermemek. Gözün görebileceği en uzak yerlere kadar.
Gözlükler gözünüzü tozdan korurlar. Hiddetle ya da korkutmak için gözlerinin akını göstererek bakmak. Hem kabahatlisin hem de göz belertiyorsun. Bi de sokakta oynarken kendimi yırtarak akşam yemeğine çağırmaki geç duyunca da yine göz belertmek ve git elini yüzünü yıka terbiyesiz seni diye kızmak.
Deyiminin anlamı pek kısa bir zamanda. Gözleri lüzumundan fazla açıp hareketsiz hale getirmek. Göz boyamak to mislead delude deceive hoodwink pull the wool over someone s eyes.